Bugün 21 Şubat 2016.Her ne kadar beraber olmasak da 1.yılımız.
5 ay boyunca seni izledim.Sen neredeysen ben de oradaydım.Takma adını “gölge” koymuştuk.Kapşonunu çeker,egolu egolu yürürdün.Doğru düzgün yüzünü görememiştim bile.Neyinden hoşlandım niye hoşlandım bilmiyorum ama hoşlanmıştım işte.Çok güzel saçların vardı,bilirsin saçlarınla oynamayı çok severdim.Çoğu zaman arkadaşlarınla kaloriferin oldugu yerde dururdun,ben seni izlerdim.Beni hiç farketmedin.Ses tonunu,göz rengini,bakışlarını bilmiyordum.Kirpiklerinin sayısını bile.Hiçbir şeyini bilmeden senden hoşlanmak bana çok saçma geliyordu.Hiç bilmediğim kokunu özlüyordum.
1.Dönem bitti 2.Dönem başladı.Artık seninle tanışmaya kararlıydım.Cesaretlenip arkadaşımla beraber senin sınıfına çıktım.Senin ismini sorduk sınıftakilere.Ve o gün;gittiğini öğrendim.Birkaç gündür görmüyordum zaten seni okulda.Artık burada yoktun.O kalorifer bomboştu.İnsanlar kalabalıktan başka bir şey değildi.Her gün gözlerim seni aradı ama yoktun işte.Olmadığını kabullenmiştim.
Bir gün arkadaşlarımla Karanfil'de gezerken Limon Bazaar'ın önünde arkadaşım “etrafta tanıdık biri var mı baksana"dediğinde birden sen çıktın karşıma.O gün en mutlu günlerimden biriydi.Artık göz rengini biliyordum.Dayanamayıp sımsıkı sarıldım sana.İlk kez gördüğü birine neden sarılır ki insan?Ben sarılmıştım sana,kokunu içime içime çekmiştim.
Aylar sonra bir gün buluştuğumuzda halısahanın karşısına oturmuştuk.Yanyanaydık.Benim sağ gözüm ve senin sol gözünün kirpikleri birbirine değiyordu.O kadar güzel kirpiklerin vardı ki.Upuzun.Ve artık sayısını bile biliyordum.Benimdin.
Saçmasapan evlilik hayalleri olan 2 günlük ilişkilerden değildi bizimkisi.Gayet gerçekçiydik.Yalnızca sevgilim değil,dostum da oldun.Her şeyi yapabileceğim,eğlenebileceğim,oturup ağlayabileceğim biriydin.Daha ne isterdim ki.Öyle vıcık vıcık bir ilişki değildi.
Hatırlıyor musun?Oturup gökyüzünü izlemiştik seninle,bulutları bir şeylere benzetmiştik hatta.İşte o gün seni bulutlara yazdım.
Beraber gömdüğümüz pizza,döner,çiğköfte,makarna hayatımda yediğim en güzel yemekler olarak kalacak.Seninle yaptığım her şey hayatımın en güzel parçasında yer alacak.Ellerinle yaptığın o bileklik,bileğimden hiç çıkmadı,çıkmayacak.Ve ben kimseye san baktığım gibi bakmayacağım.
Sen çok farklıydın.Belki de farklılığını sevdim.Ya da herkesle aynıydın ama ben seni farklı gördüm bilemiyorum.
Her güzel şeyin bir sonu vardı.Biz çok güzeldik ve doğru düzgün bir sonumuz bile olamadı.Tek bir telefon konuşmasıyla bitti her şey.Evet deli gibi seviyorduk ama olamadık.
Sen benim en büyük boşluğumsun.Ne o boşluktan çıkabiliyorum,ne de o boşluğu doldurabiliyorum.Bu gri kentte hangi sokağın sonundasın kestiremiyorum ama ben senin çıkmazından çıkmak istiyorum artık.Seni silmek istiyorum hafızamdan.Sanırım yavaş yavaş başarıyorum da.
Sana son kez yazıyorum.Ben seni çok sevdim.İlklerimi seninle yaşadım.Ve ilk kez bu kadar sevildim.Boşa sarfetmedik seni seviyorumlarımızı.Anılarımız buraya sığdıramayacağım kadar çok.Sevinçlerimiz ve üzüntülerimiz de.Keşke senden nefret etsem,keşke hala beni seviyor olmasan.Senden nefret de edemiyorum ki.Sana bu kötülüğü yapamam.Hayatımda üzülmesini istediğim en son kişilerdensin.
Ne sen gittin,ne de ben.Keşke gitseydik.Belki de bu kadar zor olmazdı ikimiz içinde.Adının geçtiği yerde boğazım düğümleniyor,yutkunamıyorum.Keşke hiç
çıkmasaydın karşıma.Keşke mutluluğu yaşatmasaydın bana.Ben huzursuzdum ama iyiydim sen yokken.Şimdi sen yine yoksun huzursuzum ama iyi değilim.Ve artık biz de yokuz.Olmayan birlikteliğimizi kutlayacağım ben bugün.1.yılımız kutlu olsun efulim.Bir daha asla olamayacağımızın,yarım kalmışlığımızın şerefine.


zencimahallesindekisolaaryumcu